Uludağ hafta sonu

By gkaya on Mar 14 2010 | 2 Comments

İkinci defa hafta sonu turuna katılmamızın ardından, Istanbul – Uludağ kayak tatili için bir blog post’u hazırlayacak deneyime eriştik :)DSC04208

Uludağ turlarına, popüler internet sitesi Skiciyiz.biz aracılığıyla katıldık. Büyük bir community ve en ufak organizasyon bile 2 otobüs dolusu insan ile gerçekleşiyor.Tahmin edileceği üzere ağırlıklı olarak gençlerden oluşuyor grup.

Birkaç sene evvel bir arkadaşımızın vasıtasıyla katıldığımız Ilgaz gezisine kıyasla çok daha iyi bir organizasyon olduğunu söyleyebilirim.(yine hafta sonu içindi o tur da)

Otobüsler yeni ve konforluydu. Ağaoğlu Hotel’deydik. Her şey dahil bir tatildi ve üç öğün açık büfeydi. Organizasyonu yapan Burak, dakikliği ile meşhur. Kalkış saatine yetişemediği için Uludağ’da bir kişiyi bırakmış, bizim seferde de aynı şey tekrarlandı :)DSC04210Fakat bunu kesinlikle olumlu anlamda yazıyorum, kendisi hotel’e ayak bastığımız anda herkesi uyarıyor, dönüş saati 17:00, herkesin 16:45’de otobüste olması lazım, kesinlikle beklemiyoruz diye. Herkesin iyiliği için aslında bu kural, 10dk beklemek demek eve bir buçuk saat geç varmak demek, çünkü trafiğe kalınmış oluyor. Olağanüstü durumlarda (örn: kaybolduk dönüş yolunu bulamadık) otobüsleri yine gönderiyor saatinde, kendisi kalıyor, destek veriyor, akşam otelde makul fiyatlardan kalmalarını sağlıyor vs..

gokhan_skiFiyatları yazmak istemiyorum ama bir defa bu grupla seyahat edip cazip oranları görürseniz, bir daha tek başınıza Uludağ’a gitmezsiniz, Ski-pass’ler fiyata dahil oluyor. Gerekli şeyleri Şampiyondan kiraladık, aletlerin kalitesinden ve verdikleri destekten memnun kaldık, yanımızda ise şunlar vardı:

  • Kar kıyafetleri (pantolon, bot, ceket, bere, gözlük, eldiven)
  • Çok kalın olmayan çorap kullandık ve kar montunun içine sadece tshirt giydik.
  • Su, aburcubur, sandwich (yolculukta lazım oluyor)
  • Mayo ve parmak arası terlik. (evet bütün gün kaydıktan sonra Ağaoğlu hotelinin kapalı havuzunda yüzmek, cam kafesin dışındaki ağaçları ve karı görerek havuzun keyfine varmak çok eğlenceli)

Otele girildikten yaklaşık 45dk sonra odaları teslim ettiler. Malum her şey dahil, aç kalmıyorsunuz (bunu söylemiş miydim daha önce :) )

Alacağınız ski-pass ile yeni başlayacaklara şu yerlerden kaymalarını öneririm:

  • Fahri Hotelin önünden telesiege’e binip ilk noktadan inmek.
  • İlkinde inmeyip ikincisine devam etmek ve oradan kaymak.
  • İkincisinden cennet denilen pist’e doğru ilerlemek. Ulaştığınızda iki yoldan inebiliyorsunuz, biri cennet kaya dedikleri bölgeden kayarak inmek, ötekisi ise direk ilk sağda göreceğiniz uçurumdan aşağı doğru kaymak, oraya da cehennem diyorlar :)

District9_FugitivesBen hala amatör sayılırım, ama acemi cesareti ile Kuşaklıkayadan (Uludağdaki en zorlu pist) iki defa kaymayı denedim. Hiçbiri düşmeden tamamlanmadı :)

Tepelerde kurulmuş cafelerde yüksek volume'lü müzik eşliğinde sucuk ekmek + bira keyfini atlamayın.

Şu an dönüş yolundayız, vapurda çok sıra vardı fakat 21:00 itibari ile Fenerbahçe stadının oraya ulaştık.

Tabii ki bol bol fotoğraf çektik, bazılarında “insan” gibi bazılarında ise District 9 yaratıkları gibi çıkmışız, hemen İkbal’in bir çalışmasını ekliyorum :)

 

 

Bu arada bu ilk Live Writer deneyimim, harika bir tool oluduğunu söyleyebilirim.

Sevgiler ;)

Post info

Categories: Seyahat